‘cigor’ Etiketli Yazılar

Yerel Gün ve Bayramlar

İddem (12-13-14 Ocak)

“Devveme” denilen bir iyilik ineğinin bu gecelerde bacadan girerek ev halkına zenginlikler getirdiğine inanılırdı. Akşamları ise, nazlı çocukları (imdelliliyn) olan ailelerin kapısına giden mahalle çocukları “dehliç” yaparak üzüm, pestil, ceviz toplardı. Çocuklardan biri kapıda “Alla iyhelli iflenkes -Allah filanı bağışlasın-” diye ritm tuttuktan sonra diğer çocuklar grup halinde “eemin” diye dua ederlerdi. Çocuğuna dua edilen ev sahibi de karınca kararınca çocukları sevindirirdi. “Cine cine” nakaratıyla başlayan övücü sözler koro halinde gece boyunca devam ederdi.


Ehed-il Hlu (8 Mart)

Tatlı pazar. Herkes mutlaka tatlı yapardı. Genellikle “rayoş-u meketip” ile “keek mihşi” .


Ijgor (9 Mart) ? (Şubatın İlk Pazartesi)

Günün özel yemeği “cokat”dır. Evin damlarında ise “suke ” denilen meşaleler çevrilir, fişek ve mantar tabancalarıyla baharın gelişi kutlanırdı. Sarıburma ve baklavalar günlerce yetecek kadar yapılır, bayram havası yaşanırdı.


Arb’an Zoe (22 Nisan)

“Ktel” ve “Nube” günün özel yemeğidir.


Hamislizyede (4 Mayıs)

O gün dikiş diken kadının gözlerinin kör olacağına inanılırdı.


Atil Tahlil (8 Mayıs)

Bu günde de dikiş diken kadınların felç olacağına inanılırdı.


Septil Dememel (8 Mayıs)

Bu gün çalışan kadının siğiller çıkaracağına inanılır ve o gün herkes hamama giderdi.


Ehedil Vip (10 Mayıs)

Bu gün örgü ören kadını kurt kapacağına inanılır, herkes Şeyh Halil-il Fert türbesine gider temiz hava alırdı.


İfneynil Kelep (11 Mayıs)

Yama yapan kadını köpeğin ısıracağına inanılırdı.


Cim’etil Hatve (15 Mayıs)

Kadınlar, cuma namazından önce Botan Vadisi’ndeki “Seri Zine” mevkiinde bahtlarının açılması veya kocalarının onlara bağlı olması için dua ederlerdi. Bazı kadınlar da yatsı namazından sonra minareye çıkar ve “Ye kevkebi kevkebi, sevi zavci ıhmar derkebi – Ey şans yıldızım, kocamı eşek yap bineyim-” diye dua ederlerdi.


Şher (4 Mayıs) ? (13 Mayıs) ? (20 Mayıs)

Şher sözcüğü şöhret, teşhir kökünden gelir. Gayrı müslimlerden kalan bu paskalya geleneğinde bütün evlerde yumurta kaynatılır, Şeyhittirki’ye gidilirdi. Nişanlı ve yeni evli kızlara sepet sepet, renk renk boyanmış, pişmiş yumurta götürülür; alanlarda karşılıklı yumurta tokuşturulurdu. Evlilik çağındaki kızlar da görücüye çıkmış olurdu böylece…