‘aydınlar’ Etiketli Yazılar

Yazar Gülenay Pınarbaşı Tillo’yu Yazdı

DEPREM BİR KUYU MU? İKİLİKTEN KURTARIR MI?” Oralar çok karışık” Ne zaman gitmeye kalksam duyduğum söz budur etraftan. Bu kez benle beraber yanımdaki 25 dostta bu uyarıları fazlasıyla aldı. Söyleyenlerde haklı, açıyorlar tv.leri bakıyorlar uzaklara, dağlar, taşlar, panzerler, elleri taşlı çocuklar, gözleri kin dolu adamlar, çete savaşları ve taze şehit cenazeleri…

***

Kaç defa geldim ben buralara her defasında kaybolmak istedim. Bir anda kendimi Keçi Burcu’ndan Ongözlü Köprü’ye bakarken buldum. Bir anda Kırklar Dağı’nda Sızan Suzi’nin annesiyle ağlarken…“Var mı toprağın kuzeyi, güneyi, batısı, doğusu?” “Yok” desem de o kadar güzellikleri bağrındaki elçilerle süslemişse “var biraz be var!” Ne tarafa eğilsem acaba? Eğil ağır basıyor. Asur Kalesi’ni “eğil”emiryle eğen Baba’nın ışığını adığı Zülküf peygamber Elyasa Peygamber varsa…

Peki bu kapılara sözde Urfa’ya, Mardin’e açılıyor. Özde nereye, Maliki Ejder’den daha eskiye gözümüzün nurunun dostlarına mı? Sur Kapı burası. “İrademe dokunma” deyip insanların iradesi gasp edilen bir muhit görünürde. Kapıyı aralıyorum, perşembenin yüzü suyu hürmetine binler sıralanmış bir yandan alış veriş yapıyorlar diğer yandan açmışlar ellerini semaya, kapısına geldikleri vesilesiyle huzur istiyorlar. Globelleşen dünya yok burada, o an var, ora var, göç var. Göçle gelen acılar var. Bol bol rol yapan sözde birileri var.  Yalan dünya diyorum derin bir nefes alarak, o an Ulu Camii denen bir şaheserle karşılaşıyorum. Siirt derler buralara atmışlar bir kenara, mimarı Şiraz’dan gelmiş neredeyse 800-900 yıl önce Selçuklu Sultanı Mugizettin Mahmut emretmiş o sanatını döktürmüş. Küfi hatla Ali, Ebubekir, Ömer, Hamza yazmış. Rüzgarı düşünmüş, depremi düşünmüş… Hala ayakta! İtiraz etmek geliyor içimden, biz tanıştıktan 24 saat sonra 7.2 Ulu Camii’yi de sallıyor. Eee ne oldu? Camii de türbesi olan hala oralarda gezdiği görülen mimarı mı tuttu minareyi de yıkılmadı?

Yıkılanlar da var, Hasankeyf’te… Depremden yıkılmak yakıştırılmamış, ustası yarım bırakmış denmiş… Susmuş halk bilinci. Düz mantık yok, ağıt yok, sabır var. İmam Abdullah sular altında kalacak Hasankeyf’in en boynu büküğü, zahirde türbesi yıkık, türbedârı yıkık. Kim bilir dedeleri ehli beytin mahzunluk mirasını mı taşıyor? Babası Cafer-i Tayyar’ın en sevdiğinin rızası için kalkmış arap diyarından buralara kadar gelmiş. Şehitlik makamına ermiş, türbesine Hasankeyf’in Büyük sarayından bakılınca sanki boynu kırılmış gibi, sanki şükür duası ediyor gibi…

Güneş batıyor Hasankeyf’in üzerinden bir koşu Zeynel bey’in anıt mezarına gidiyoruz. E ölüm, o da sararmış solmuş. Yeşil tonları heybetli yapısını sarmış ama dalmış başka alemlere… Yutkunuyorum bu heybet karşısında. Güneş batarken Hasankeyf sesleniyor: “Sükûn”

Geziyorum pişmek için, hamlığım hiç geçmiyor. Pişen üzülmez, pişen incinmez, pişen sabreder, pişen ağlamaz… Ham olmak zor be Midyat diyorum.

Sıradanlık yok sende Midyat, ne var işsizlik var; kıymeti bilmeyenlerden kıymet beklemek var. Evlerin arasında fırında gözleri gülen kadınların kelle-paça pişirmeleri var. Susan bir kent var. Telkarinin en güzelleri var, ağıt yakan tellerden, şahmarana, Fadıma Ana elinden felsefik resimlere kadar.

Ama Şahmaran demişti Tahmasb’a insan oğlu, haindir, sabredemez, susamaz, değer bilmez. Midyat değer bilinmezlikten en çok payını alanlardan…

Peki ya öteki… Öteki her yerde, Öteki Diyarbakır havaalanında başlıyor Habur yolu üzerindeki Midyat’a kadar her yerde Bismil’de Gercüş’te hatta Tillo’da…

Öteki’yle hemhal olmak “Bir Olmak” için İbrahim Hakkı’nın şeyhi İsmail Fakirullah’ın kuyusuna aydınlanma ocağına mı düşmek lazım? Yoksa yüz yüze gelmek mi? İkilik kinini nasıl atarız içimizden?

Ben İsmail Hakkı’nın şeyhi, “ruhum” diye hitap ettiği piri için yaptığı tepeden Botan çayına bakarken attım ikiliği, selam sana ey ruhum diyen Hakkı hz.nin nidasıyla Selam sana ey Botan diye haykırmak istedim. Bütün mürşitlerin tarif ettiği, sadıkların menzil gösterdiği “Bir”lik için kuyu gerekiyordu belki. 24 saat geçmedi kuyu Van’da açıldı. Düştük hep beraber Van kuyusuna. Özde bir insan olmak için… Ölüm Allah’ın emri peki gerisi…

Dört sene aradan sonra Diyarbakır’a gittim. Güzergahımız, Diyarbakır-Batman-hasankeyf-Midyat-Baykan-Tillo ve Siirt idi.

50 Yıl Sonra Işık Hadisesi Yeniden Gerçekleştirildi

İbrahim Hakkı’nın, hocası İsmail Fakirullah için yapmış olduğu ışık düzeneği, yarım asır sonra Tillo’da tekrar hayata geçirildi. Yılda iki kez ekinoksta (gece ve gündüz süresinin eşit olduğu 21 mart ve 23 eylül günlerinde) gerçekleşen bu muhteşem olay, yarım asırdan beri çalışmamaktaydı. Tillo Kale’deki düzeneğiyle oynanmasından sonra ayarı bir türlü tutturulamayan ışık hadisesi düzeneği, bu sene akademik çevrelerin hummalı bir çalışmasından sonra düzeltildi ve yarım asırlık ayıp telafi edildi.

Günümüz teknolojisi ve ciddi bir ekip çalışmasıyla yeniden çok hassas ayarlamalarla düzeltilen ışık düzeneğini ölçmek için İbrahim Hakkı Hazretleri’nin asasını gökyüzüne hizalamasıyla ayarladığı söyleniyor.  Bu harika insanın Seydo Melle Halil için “bana yeryüzünde yer bırakmayınca, ben de fezayla ilgilenmek zorunda kaldım” deyişinin hakkını verircesine asırlar önce çağlara meydan okuyan bu insanları yetiştiren coğrafyamızın ne denli zengin bir kültürel mirasa sahip olduğunu hatırlıyor, gururlanıyoruz.

Bu vesileyle, ekip üyeleriyle beraber Prof.Dr Cengiz Işık, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof.Dr Metin Sözen, Vali Musa Çolak ve İlçe Kaymakamı’na teşekkürlerimizi sunar; gayretlerinden dolayı şükranlarımızı sunarız.


Tillo Bld. Bşk. İlçenin İnanç Turizminde Yerini Alacağını Söyledi

İlçenin inanç turizmi açısından hak ettiği yere gelmesi için çaba harcadıklarını ifade eden Belediye Başkanı Mesut Memduhoğlu, yaptıkları çalışmalarla ilçenin çehresini değiştirdiklerini ve çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.

Yörenin inanç turizmi yanında kültür ve tarihi öneme sahip olduğunu kaydeden Memduhoğlu, “Ancak bugüne kadar altyapı konusunda yeteri kadar çalışma yapılmadığı için bu konuda geri kalmıştık. Göreve geldiğimiz günden bu yana bu konuda çalışma yaptık. İlçe meydanını genişleterek yeniden düzenledik. İbrahim Hakkı Hazretleri’nin gökyüzünü incelediği ve ışık hadisesinin başlangıç noktası olan Kaletül adlı duvarın bulunduğu tepeyi düzenleyerek, vatandaşlarımızın rahatlıkla piknik yapabilecekleri bir hale getirdik. Gece gündüz demeden vatandaşlar ziyarete gelebiliyor. Işıklandırma ve yol çalışmaları yanında kaldırım çalışmaları ve temizlik konusunda ilçemize yakışır hizmetimiz var” dedi.

Siirt Valisi Musa Çolak, İlk İlçe Gezisini Tillo’ya Yaptı

Siirt Valisi Musa Çolak, kültür, tarih ve inanç merkezi olan Aydınlar’ın sadece ilimiz için değil aynı zamanda ülkemiz için de çok önemli olduğunu belirterek, “Aydınlar’a (Tillo) yapacağımız büyük projelerle canlandırıp, tarihi misyonuna uygun kalkındıracağız.” dedi.

Siirt Valisi Musa Çolak, ilk ilçe ziyaretini Aydınlar ilçesine gerçekleştirerek, ilçede devam eden çalışmaları yerinde denetledi. İbrahim Hakkı İlköğretim okulunda düzenlenen törende öğrencilere karne dağıtan Vali Çolak, daha sonra yatırımcı kuruluş müdürleri ile birlikte Kaymakam Mehmet Şirin Yaşar’dan ilçede yürütülen projeler hakkında brifing aldı.

İnanç kültür ve tarihi değerler açısından çok zengin olan Aydınlar ilçesine özel önem verdiğini belirten Vali Musa Çolak, “Aydınlar ilçemiz sadece ilimiz için değil aynı zamanda ülkemiz için de önemli bir kültür, tarih ve inanç merkezlerinden birisidir. Tillo için çok önemli projelerimiz olacak. Bugün burada yapacağımız incelemeler neticesinde bu projelerimize hız kazandıracağız. Çok kapsamlı tanıtım ve hızlı bir alt yapı çalışması gerçekleştireceğiz. Bu arada inşaat çalışmaları devam eden Kubbet-Ul Hassa (Hassa Hatun Tepesi) da yapımı devam eden park, yeşil alan ve peyzaj çalışmalarını da en kısa zamanda tamamlayacağız.” diye konuştu.

Aydınlar ilçesinde turizm alt yapısının iyileştirilmesi amacıyla hazırlanan IPA projesinin ön elemeyi geçtiğini hatırlatan Vali Musa Çolak, şöyle konuştu: “Aydınlar ilçemizin alt ve üst yapısını yapmak amacıyla Valiliğimizce hazırladığımız IPA projesi Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından ön elemesi kabul edildi. Bu devasa projemizin toplam bütçesi 9 milyon euro’dur. Projenin uygulanması için Bakanlık ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz.”

Daha sonra ilçede yürütülen projeleri yerinde inceleyen Vali Musa Çolak, ilgili daire müdürlerine çalışmaların neden yavaş yürüdüğünü sorarak, “Bugün burada sizlerle birlikte yaptığım incelemelerde çalışmaların yavaş devam ettiğini gözlemledim. Bu çalışmaları yetersiz buldum. Gördüğüm kadarıyla burada yapacak çok iş var. Ancak Ankara’dan sağlanan kaynakların hizmete dönüşmediğini de üzülerek görüyorum. Ben ilin Valisi olarak ilimizde yürütülen tüm projeleri çok yakından takip edeceğim. Projeler için kaynak sıkıntısı yok. Dolayısıyla zamanında bitirilmeyen işlerin hesabını sorarım.” şeklinde konuşarak, daire müdürlerini uyardı.