veleye: Siirt Dostlarının Sayfası

Siirt Avcılar ve Atıcılar Derneği Başkanı Hüseyin Gül’ü Yılan Isırdı

Siirt Avcılar ve Atıcılar Derneği Başkanı Hüseyin Gül’ü yılan ısırdı. Gül, Diyarbakır Tıp Fakültesinde tedavi altına alındı.

Gül yaptığı açıklamada, dernek olarak Çevre ve Orman İl Müdürlüğü ile birlikte doğaya salacakları keklikler için yuva yaparken yılan tarafından ısırıldığını belirterek “Dernek olarak doğaya salacağımız keklikler için ikamet ettiğim Gökçebağ beldesi civarında uygun yer arayıp, yuvalar yapmaya çalışırken kaldırdığım taşların arasında fırlayan bir yılan kolumdan ısırdı. Siirt’teki ilk tedavinin ardından Diyarbakır Tıp Fakültesinde tedavi görüyorum.” dedi.

Hüseyin Bey’e geçmiş olsun dileklerimizle birlikte acil şifalar dileriz.

İlimizde Trafik Sinyalizasyon Sistemi Hizmete Giriyor

İlimizde 23 Haziran 2010 tarihinde yapılan ikinci dönem İl Koordinasyon Kurulu toplantısında, gündeme alınan Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü’ nün sorumluluk alanı içinde bulunan, arızalı ve faal olmayan sinyalizasyon lambalarının bir an önce halkımızın hizmetine sunulması, İlimizdeki trafik hizmetlerinin daha güvenli bir ortamda yapılması, kazaların minimum seviye çekilmesi amacıyla, Siirt Valisi Musa ÇOLAK’ın büyük çabaları ile yatırım programına alındığı, Temmuz ayının sonuna kadar da, sinyalisazyon sistemi ile ilgili alt ve üst yapının tamamlanacağı bildirildi.

Vali Musa ÇOLAK, İlimizde yapımına başlanan Trafik Sinyalisazyon sistemi ile ilgili yapılan çalışmaları yerinde denetleyerek, bir takım incelemelerde bulundu.

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Vali ÇOLAK; “Güzel Şirin İlimizde göreve başlarken, İlimizde bulunan Trafik Sinyalisazyon lambalarının uzun süreden beri arızalı olduklarını ve çalışmadıklarını bazı basın yayın organlarından ve yerinde yaptığım incelemelerden öğrendim. Bu Trafik sorununun çözümü için, İkinci dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında gündeme alınmasını ve acilen yatırım programına sokularak bir an önce hizmete sunulması amacıyla, karayolları 9. bölge müdürlüğü tarafından ilimizde çalışmalara başlandığını vurgulayan Vali ÇOLAK; şehrimizin muhtelif yerlerine trafik sinyalizasyon sistemi sırasıyla; Sanayi Kavşağı, Tedaş Kavşağı, Polisevi Önü Kavşağı, Hükümet Konağı önü ve İnönü İlk Öğretim Okulu önünde bulunan toplam beş ana kavşağın yenileme ve onarım çalışmalarına başlanmıştır. Öncelikle alt yapı çalışmalarının bir an önce bitirilmesi için talimat verdim. Yapılacak olan bu çalışmalardan sonra trafik lambaların monte işiyle ilgilenen ikinci bir ekibin gelmesi ile onbeş gün süreli çalışma neticesinde ilimizin Trafik Sinyalisazyon sistemi hizmete girecektir.” dedi.

Daha sonra Vali ÇOLAK, Ziraat Bankası karşısında bulunan cadde üzerindeki esnafları ziyaret etti. İlimizde yapımına başlanan Trafik Sinyalisazyon sistemi ile ilgili yapılan çalışmalara, İl Emniyet Müdürü Celali Topuz, Karayolları 9. Şube Şefi M. Savaş Özevin, Trafik Tescil Ve denetleme Şube Müdürü Kenan Doğan hazır bulundu.

Siirt Valiliği

120 Bin m2 Parke Döşenecek

Siirt Belediyesi nin 2010 yılı yaz döneminde başlattığı beton parke döşeme çalışmaları, dün yapılan resmi açılış töreniyle başladı. Veysel Karani Mahallesi 99 Evler mevkiinde yapılan törene, Eşiyle beraber Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, Veysel Karani Mahalle Muhtarı Hacer Cıtak, BDP Siirt İl yöneticileri ve belediye meclis üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

Açılışta konuşan Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, 2010 yılı yaz dönemi çalışma programı kapsamında, 13 mahallede 120 bin metrekarelik alanda beton parke taşı döşeme çalışması yapılacağını söyledi. Belediyenin durumundan kaynaklı seçimlerden önce seçilmeleri halinde 2 yıl boyunca kimsenin hizmet beklememesini söylediklerini kaydeden Sadak, Ancak buna rağmen hizmete devam ettik. Bu iki yıl boyunca Siirt in su sorununu çözdük. 85 bin metrekare ihaleye verdik. 85 bin metrekarenin yalnız 13 bin metrekaresinin işçiliği İş-Kur a aittir. Geri kalan 72 bin metrekare tamamıyla belediyeye aittir. Ancak bununla yetinmeyeceğiz ve biz belediye olarak parke döşeme işini 120 bin metrekareye kısa bir sürede çıkaracağız dedi.

Siirt Belediyesi

Şimmem Salıho (Salıho Kavunları) Piyasaya Çıktı

Siirt Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanı M. Rıfat Ayyıldız en büyüklerinin ancak 500-600 gram ağırlığına ulaşabildiği bu kavunların özellikle Siirtliler ile Siirtte yaşayanlar tarafından çok aranıldığını belirtti. Ayyıldız “Bu kavun türü yalnız Siirt il merkezinde yetişiyor. Meyhoş tadıyla büyüklüğüyle diğer kavunlardan çok farklı bir aromaya sahiptir. Bu kavunlar Siirt’in yanı sıra, İstanbul, Ankara ,Yalova gibi Siirtlilerin bulunduğu yerlerde çok tüketiliyor. Her gün 40-50 ton kavun bu illere gönderiliyor. Hatta belirli bir süre Siirt’te kalmış veya görev yapmış kişiler bile tadını unutamadıkları bu kavunu gönderip istetiyorlar.” dedi.

Yılın ilk kavunu pazar ve manavlarda kilosu 2 TL den alıcı buldu.

Siirtte.net

Hazreti İsmail Fakirullah

Ğaus-Ulvi Büyük Mürşid Hz. Fakirullah (Şeyh İsmail-i Tillevi)

1657 yılında Tillo’da dünyaya geldiler.
İsmini İsmail koydular. Yaradılıştan Veli olan İsmail Fakirullah Hz.’nin soyu Hz. Muhammed2in amcası Hz. Abbasa dayanır. Ataları Mekke’den Medine’ye oradan Bağdat’a, Bağdat’tan Cizre’ye Cizre’den hilila’ya Hililay’dan Siirt’e Siirt’ten Tillo’ya gelmişlerdir.

Dedeleri Mevlana Nureddin Ali, Mevlana Abdulcemal, Mevlana Muhammed ve babası Mevlana Kasım’ın mezarları bugün Tillo’dadır. Dedeleri bugün kendi adıyla anılan yerde Hz. Fakirullah Camisi’nde İmam ve Hatiplik yapmışlar. O zamanın üniversitelerinde öğretim ve rektörlük görevini yürütmüşlerdir. Aynı zamanda mana aleminde sultanlığını yapmışlardır.

Hz. İsmail Fakirullah küçüklükten ilim okumaya başlamış, bu alanda üstün başarı göstererek, tahsilini bitirmiş ve babasının vefatından hemen sonra görevi devralarak altı üniversitede rektörlük yanında Hz. Fakirullah Camii’nde İmam-hatip ve irşadlık yapmıştır.

40 yaşına kadar (1697) yemek yememişler yalnızca meyve ve sebzeleri ile itifa etmişlerdir. Ev işlerini kendileri yapmış, hayvanlara eziyet vermemek için satmış olduğu mazılarla aldığı tarlasını, ‘kendi elleriyle’ sürmüşlerdir.Ailesine mayasız olarak pişirdikleri yufkaları yedirmişlerdir, gündüzleri oruçla geceleri uyanık ve ibadetle geçirmiştir.

40 yaşında 40 gün bir bayılma devresi geçirmişler, 40. gün ayılınca bir tas su az da ekşi nar isteyip içmiş ve yemişlerdir. 48 yaşında Hicaz’a gidip gelmişler, babalarının yerini tutmuşlardır

Takdiri ilahi bir Kadir gecesinde vfat eden kişinin taziyesine gidip dönerken, evin önünde bulunan kuyuyu fark edemeyip, kapı zannederek içine düşmüşlerdir. Hz. ALLAH’ın (c.c.) kendilerine tecellisi neticesinde muazzam hadiseler olmuş ve bu esnada ‘KUTBUL-AKTABLIK’ mevkisine erişmişlerdir. Kuyu olayından sonra dünya yaşantısıyla ilişkilerini kesmişler ve 8 yıllık uzlete çekilmişlerdir. Bu zaman zarfında cumadan cumaya genel temizlik yapılırken cübbelerinin cebine konulan bir avuç kuru üzümün yenildiği veya az yenildiği görülmüş ; bu sekiz yıllık sürede hizmetini büyük oğlu Hz. Abdulkadir’i Sani yapmıştır.

56 yaşından (1713) sonra uzletten çıkınca herkes hizmetine girmek istemiş isede kendileri kabul etmeyip Hz.ALLAH (c.c.) tarafından kendilerine 10 yıl hizmet edecek iki kişinin gönderileceği söylemiştir. Gerçekten az bir zaman sonra Erzurum Hasankale’den İbrahim Hakkı Hz. nin babası Derviş Osman Efendi ile ırak tarafından gelen Molla Muhammed Sohranlı hizmetlerine girip 10 yıl bu görevi ifa etmişlerdir. Bir yıl sonra (1714) İbrahim Hakkı Hz. Murşidi Hz. Fakirullah’ın yanına gelmiş onun eğitim ve öğretimi altında yetişmiştir. Zamanın sultanı (Osmanlı Padişahı Sultanı 1. Mahmud) müridliği kabul etmiş. Anadolu beyleri, Mekke, Medine, İran, Hindistan – Pakistan eşrafı hediyeler gönderip dualarına mazhar olmak arzusunu göstermişlerdir.

Kendilerinin el yazması eserleri mevcuttur. İslami yaşayışı örnek alan zatın öğrencilerinden Hz. İbrahim Hakkı, zamanında yaşantısına tercümandır. Hz. Fakirullah’ın biyografisi, en geniş şekilde Hz. İbrahim Hakkı’nın Marifetname ve Tezkiratül Ehbab adlı eserinde yazılıdır. 1734 yılında ruhunu mevlasına teslim eden İsmail Fakirullah Hz. bugün kendi adına İbrahim Hakkı Hz. tarafından yapılan türbesinde bulunmaktadır. O bir sözünde ; ‘Anlarsa uzağını yakınım; anlamazsa yakının uzağımdır’ diyerek uzağı kendilerine yakın etmişlerdir.

İbrahim Hakkı Hazretleri

Erzurumlu İbrahim hakkı 18 Mayıs 1703 (1115 muharremin ilk cuması) tarihinde , Erzurum’a bağlı Hasankalesi (kal’ayı Ahsen) de güneş doğarken dünyaya gelmiştir. Doğum tarihi Marifetname’de

Hicretin tarihi bin yüz on beş oldu ol bahar
Kal’a-yı Ahsen’de İbrahim Hakkı doğdu zar beyitiyle tespit etmiştir.

Babası Derviş Osman efendi Annesi HZ. Peygamber soyundan Şerife Hanife Hatundur. Babası Molla Osman , bir mürşit aramak maksadı ile Siirt’e ve bu arada Tillo’ya gelmiş. Bu arada İsmail Fakirullah Hz.’ni bularak onun hizmetine girmiştir. Babasının arkasından İbrahim Hakkı Hz. dokuz yaşında iken amcası Ali ile birlikte Tillo’ya geldiler. Okuma çağında o günün şart ve inançlarına göre çok ileri durumda sayılabilecek Fen ve Din bilgilerini İsmail Fakirullah tan öğrendi. Bunun sonucunda da her iki ilim dalında üstünlüğü ifade eden (Zücenaheyn) yani iki kanatlı ünvanını elde etmiştir.

Daha sonra da İsmail Fakirullah Hz. nin (Fenafillah) veysiya tarikatına intisap etti.
Erzurumlu İbrahim hakkı sadece dini,tasavvufi ve manevi ilimlerde derin vukufu olan bir alim ve şair değil aynı zamanda o, zamanına göre tıp,astronomi,matematik,fizik vs. gibi müsbet ilimlerde de geniş bir bilgi sahibi , derviş, mürşid, öğretici, filozof, mutasavvıf, mütefekkir, vasıflarının yanında bir fen adamı olarak tabib, astronom, jeolog ve psikolog,sosyolog vs. niteliklerini de taşımaktadır. Ömrü boyunca birçok ilimlerle meşgul olan ve eserler veren İbrahim Hakkı, mücerred ilimle kalmamış her vesile ile ilimin cehaletten kurtulmaya, iyi ahlak sahibi olmaya, kemale ve hidayete ermeye, Hakka ulaşmaya bir vasıta olduğunu hatırlamış, daima ilim istemeyi öğütlemiştir.

Tillo’nun yetiştirdiği bu büyük ilim kısa zamanda dünyaya ün salmıştır. İslam aleminde bıraktığı değerli eserler kişiliğini ve ilmi faziletini gösterir. Murşit ve hocası İsmail Fakirullah’ın vefatından sonra İsmail Fakirullah Hz.’nin oğlu Abdulkadir Sani ile birlikte irşat ve öğretim görevlerini devr aldı.

İbrahim Hakkı Hz. İstanbul’a ilk gidişi 1747 yılında olmuş ve orada uzun süre kalmıştır. O zaman Osmanlı tahtında 1. Mahmud bulunuyordu. Bu padişahın İsmail Fakirullah’a mektup yazdığı Marifetname’de yazılmıştır. Bu vesile ile 1.Mahmut ile görüşmüş, padişah İbrahim Hakkı’nın bilgi zekasını üstün bulmuş, istediği saatte dilediği kadar saray kütüphanesinde inceleme yapmasına izin vermiş, bu kütüphanede durmadan çalışmış gün geçtikçe sarayda değeri artmıştır.

İbrahim Hakkı Hz.’nin İstanbul’a ikinci gidişi Divanı tertip ettiği 1168 (1755) Gümrükçü Muhammed Sunullah ağayla birlikte gitmiştir. İstanbul’dan sonra Kahire’ye uğrayarak bir müddet burada kaldıktan sonra Tillo’ya dönen İbrahim Hakkı 1780 yılında vefat etti.

İbrahim Hakkı’nın (beni türbeye gömmeyiniz, orası İsmail Fakirullah’ın torunları içindir. Beni babamın yanına defin edin) vasiyet ettiği halde bu nezaketine İsmail Fakirullah’ın torunu Mustafa Fani de nezakete karşılık vermiş onu çok sevdiği Şeyhinden ayırmamış ve Şeyhinin yanına defnedilmiştir. İbrahim Hakkı Hz.’nin eserlerinin farklı farklı gösterilmiş ve elliye kadar yükseltilmiş ise de bu karışıklık bazı eserlerindeki bölümlerin müstakil bir eser gibi ayrıca yazılmasından veya basılmasından kaynaklanmaktadır.

Eserlerinden başlıcaları şunlardır:
1. Divanı İlahiname
2. Marifetname
3. İrfaniye
4. İnsaniye
5. Mecmuatü’l Meani
6. Tuhfetü’l-Kiram
7. Muhbetü’l-Kiram
8. Meşariku’l-Yuh
9. Sefine’i – Nuh
10. Kenzü’l-Futh
11. Definetü’r-ruh
12. Ruhu’ş-Şüruh
13. Ulfetü’l-enam
14. Urvetü’l islam
15. Heyetü’l-islam
16. Tazkiratü’l-ahbab
17. El A’meli’l-Felekiye
18. Şerhü’l-besita
19. Mürşidü’l-müteahhilin
20. Mecmüatü’l-vadaniye
21. Kitabu’l-alem
22. Rozname
23. Nasihatname
24. Fenaname
25. Vuslatname
26. Tecvidu’l-kur’an
27. Libbul-ulum
28. Cilau’l-kulub
29. Şifau’s-sudur
30. İsbatu’l-vucut
31. Süluku tariku fenafillahEl İnsanü’l-Kamil
32. El insanü’l-Kamil
33. Mahremü’l-esrar
34. Tevhidü’s-sıfat
35. Hüsnü’l-arifin
36. Asay’l-Musa
37. Nuş’i-can
38. İnayetname
39. İbretname
40. Kavaidü’l lügatül farisiye vs.

Eserlerinden en ünlüsü ve bir nevi ansiklopedi vasıfı taşıyan Marifetname o çağın bütün manevi ilimlerine ve fenni bilgilerine, bu arada astroloji kadar uzay ilmine vakıf bulunduğunu göstermektedir. Bu eser, hem doğu hem batı fikir dünyasında aynı ilgiyi görmektedir.

STK’lar OHAL İstemine Karşı Tepkili

Son günlerde artan terör olaylarına karşı bazı kesimlerin OHAL uygulamasına geçilmesini istemelerine karşı Siirtteki sivil toplum kuruluşları tepki gösterdi. Sivil toplum örgütleri yöneticileri OHAL uygulamasının acıları arttıracağını düşündüklerini söyledi.

Siirt Ticaret ve Sanayi Odası başkan vekili Fuat Özgür Çalapkulu, “Son dönemdeki terör olayları herkesi üzdüğü gibi bizi de üzmekte. Asırlarca bu topraklar üzerinde beraber yaşamışız. Barış ve kardeşlik içinde grift olmuş insanları birbirinden ayırmak isteyen terör mihraklarına alet olmamaları gerekir” dedi.

Bu konuda sağduyulu davranmak gerektiğini ifade eden Çalapkulu, “Birlik ve beraberliği sağlamamız lazım. Bu oyunlara gelmemek lazım. Bunu da buradaki halklar kendileri sağlayacaktır. Bölgede yeniden olağanüstü hal başlatılması önerilmektedir. Buna kesinlikle karşı çıkıyoruz. Geçmişte yaşanmış acı bir tecrübe var. OHAL’in iyi bir şey getirmediği de ortada, huzur ortamını sağlamak için hep beraber çalışmamız gerekir. Bunu sağlamamız halinde yatırımlar artar, işsizlik azalır, huzur olur” diye konuştu.

Siirt İşadamları Derneği Başkanı Faruk Pamukçu da tek çözümün demokrasi, kardeşlik ve beraberlik olduğunu ve herkesin üzerine düşeni yapmakla mükellef olduğunu belirterek “Biz türküyle, kürdüyle,arabıyla kardeş bir toplumuz. Ne pahasına olursa olsun bu kardeşliği devam ettirmek istiyoruz. Dış mihrakların oyunlarına gelmeyeceğiz ve demokratik açılımı sonuna kadar destekliyoruz” dedi.

Siirt Barosu Başkanı M.Ali Özel ise kısmi bir şiddetten arınmış ortamdan sonra meydana gelen şiddet ortamının rahatsız edici olduğunu ifade ederek, “Olağanüstü hal uygulaması şiddetin kaynağını oluşturmaktadır. Ancak, bu şiddetin kaynağı değerlendirilirken çok iyi tahliller yapmak durumundayız. Şiddetten beslenen unsurların ve şiddeti tekrar tırmandırmasının nedenlerinin üzerinde durmalıyız” dedi.

Damızlık koyun ve keçi yetiştiricileri birliği başkanı Ali İlbaş da geçmişte yaşanan OHAL tecrübesinden herkesin gerekli dersleri çıkarması gerektiğini, geçmişten ders almayanların geleceği düzgün kurmalarının mümkün olmayacağını ifade etti.

Umut Gazetesi

Siirt Valisi Musa ÇOLAK Siirt Üniversitesini Ziyaret Etti

Son derece sıcak bir ortamda gerçekleşen ziyaretle, Vali Musa Çolak, Üniversiteyi Rektör Prof.Dr.Recep Ziyadanoğulları ile birlikte gezerek bir takım incelemelerde bulundu.

Birçok birimdeincelemelerde bulunan Vali Çolak, iade-i ziyaret için geldiğini, Üniversitemizdeki gelişmeleri yerinde görmek istediğini belirterek, Siirt Üniversitesi’nin şehre kazandırdığı ekonomik, sosyal ve kültürel birikimin büyük önemi bulunurken aynı zamanda çalışmaların belirlenen planlarda hızla devam etmesi konuya ciddiyet ve hassasiyetle yaklaşıldığının göstergesi olduğunu ifade etti.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirten Prof.Dr.Recep Ziyadanoğulları Siirt Üniversitesi ile ilgili gelişmeler hakkında bilgi vererek; “fiziki yapılanması hızla devam eden üniversitemizde idari ve akademik kadromuzun şekillenmesinde de önemli mesafeler aldık. Amacımız kalite çıtasını olabildiğince yüksekte tutmaktır” dedi.

Vali Musa ÇOLAK Spor Tesislerinde İncelemelerde Bulundu.

Siirt Valisi Musa ÇOLAK, Vali Yardımcısı Yunus SEZER ve beraberindeki heyetle Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünü ziyaret ederek spor tesislerinde yapılan çalışmaları yerinde gördü ve çalışmalar hakkında Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüsam Olgaç’tan bilgi aldı.

Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüsam OLGAÇ, “İlde faal olan spor branşlarında elit sporcuların yetişmesi ve başarının gelmesi için gerek antrenör gerekse sporcuların çalışma ortamlarının en iyi seviyeye getirilmesi için çalıştıklarını, Gençlik ve spor il müdürlüğüne bağlı spor tesisi içerisindeki Spor Merkezlerinin yenilenmesi, gerekli görülenlerin onarımdan geçirilmesi ve yeni spor merkezlerinin oluşturulması için çalışmaların devam ettiğini, artıca 2010 mali yılında Aydınlar İlçemizde 250 kapasiteli bir Kapalı Spor Salonu yapımı için bakanlıktan ödenek ayrıldığını, en kısa sürede ihalesi yapılarak, sporseverlerin kullanımına açılacağını “ söyledi.

Daha sonra Atatürk stadyumunda incelemelerde bulunan Vali ÇOLAK, Stadın eksikliklerinin tespit edilip yeni sezona hazır hale getirilmesini, Koşu pisti için tahsis edilen 50.000 Tl ‘ nin Bayındırlık İl Müdürlüğünce yapılan keşfinin hızlandırılması, Atatürk Stadının çim zeminin iyi korunması ve gerekli bakımların itinalı devam etmesi yönünde talimat veren Vali ÇOLAK, burada yapılan yenileme ve tadilat çalışmalarının; antrenör ve sporcuların çalışma şartlarını üst seviyeye getirilmesi için önemli bir aşama olduğunu ve ildeki sportif faaliyetlere katkı sağlayacağını belirtti

Daha sonra sırası ile Tekvando, Judo ve Güreş yapan sporcuları ve antrenörlerini yerinde izleyen vali Musa ÇOLAK, yetkililerden yapılan çalışmalar ile ilgili bilgi aldı. Sporcularla yakınen ilgilendi. 100. Yıl Yüzme Havuzunda da incelemelerde bulunan Vali,ÇOLAK, hafta içi her gün 17.00-20.00 ve pazar günü 09.00-20.00 saatleri arasında erkeklere, cumartesi günü ise 09.00-20.00 saatleri arasında bayanlara açık tutulmasının ve vatandaşlarımızın hizmetine sunulmasının sevindirici olduğunu belirterek, Gençlik Merkezinde de incelemelerde bulunarak, düzenleme dalında Türkiye birincisi olan halk oyunları ekibinin gösterisini de izleyerek,kendilerini tebrik etti.

Vali ÇOLAK incelemeleri sonunda yaptığı açıklamada; “Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze bağlı spor tesislerinin bazı eksiklikleri bulunduğunu ve bu eksikliklerin tespiti amacıyla ziyaretini gerçekleştirdiğini, tesislerindeki eksikliklerinin giderilmesi için gereken çalışmaların yapılacağını, bu tesislerde çalışan sporcularımızın İlimizi en iyi şekilde temsil ettiklerini, gerek ülkemizde gerekse Uluslararası spor müsabakalarında önemli derece aldıklarını öğrendim. “Gençler ülkemizin geleceğini oluşturuyorlar. Onları çok önemsiyor ve Ulu Önder ATATÜRK’ün belirttiği gibi “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözü ile spora ve sporcuya verdiği önemin ne kadar anlamlı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle çocuklarımızın iyi yetişmeleri için çok çaba harcamamız gerektiğine inanıyorum,” dedi.

Başkan Sadak Halkla Buluşmaya Devam Ediyor

Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak belediye bünyesinde yapılan çalışmaları halkla paylaşmak için yapmış olduğu vatandaş ve esnaf ziyaretlerine devam ediyor.

Belediyenin bünyesinde yürütülen çalışmaları halkla paylaşmak ve yapılan çalışmalar hakkında halktan ve esnaftan görüş ve öneri almak amacıyla ziyaretlerine devam eden Belediye Başkanı Selim Sadak’ın bu seferki durağı Kooperatif Mahallesi, Ali Çelik ve Güres Caddesi oldu.

Kooperatif mahallesi sakinleri tarafından büyük bir ilgi ile karşılanan Belediye Başkanı Selim Sadak vatandaşla ile sohbet etti. Daha sonra Abdullah Bağış parkına geçen Başkan Sadak burada bulunan vatandaşların belediye çalışmaları hakkındaki görüş ve önerilerini aldı.

Kooperatif Mahallesi ziyareti ardından Ali Çelik ve Güres Caddesine geçen başkan Sadak burada esnaf ve vatandaşı sorunları dinleyerek sohbet etti. Yaptığı ziyaret sonrasında kısa bir açıklama yapan Başkan Sadak kısaca şunları ifade etti: ”Siirt Halkı her şeyin en güzeline layık her fırsatta halkla bir ara gelmeye çalışıyoruz. Halktan gelen büyük küçük tüm önerileri dikkate alıp pratiğe dökmeye çalışıyoruz. Biz bu belediyeyi bir enkaz halinde aldık. Tek hedefimiz halkında desteğini yanımıza alarak bu şehri örnek şehir haline getirmeye çalışmaktır.”

Siirt Belediyesi