Veleye ‘Genel’ Kategorisindeki Yazılar

Başkan Sadak Esnafı Ziyaret Etti

Yurttaş ve Esnaf ziyareti programı kapsamında Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak, Belediye meclis üyeleri ile birlikte  Atatürk
Bulvarı, Aydınlar Caddesi, Helvacılar Çarşısı, Güres Caddesi ve Cumartesi Pazarında bulunan esnafı ziyaret ederek ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

Sadak daha sonara tarihi helvacılar çarşına geçerek burada esnafı ziyaret etti. Sadak, 2012 yılı yol yapım ve bakım çalışmaları kapsamında Siirt’in tarihi çarşısı Helvacılar Çarşısı’nda bulunan yoların kilitli parke taşı ile döşeneceğini,  son günlerde özellikle helvacılar çarşında meydana gelen hırsızlık olaylarından sonra, esnafın istemesi halinde çarşıda bulunan saçakların güvelik kameralarının döşene bilmesi için kaldırılabileceğini ifade ederek bu konuda esnafın vereceği karara belediye olarak destek vereceğini söyledi. Sadak, helvacılar çarşısının Siirt’in en eski çarşısı olduğunu ve özellikte burada bulunan sayıları azalmaya başlayan manifaturacı ve terzi esnafının çarşının dokusunun bozulmaması için desteklenmesi gerektiği ve belediye olarak buradaki esnafa her türlü desteği vereceklerini söyledi. Sadak,  önümüzdeki dönemde helvacılar çarşında bulunan peynirci esnafının çarşıdan başka bir yere taşınması için çalışmalarının devam ettiğini ve büyük bir sorun çıkmaz ise bu yıl peynirci esnafını bir çatı altında toplayacaklarını söyledi.

Sanayinin Gelişmesi İçin Valilik Olarak Her Türlü Desteği Vermeye Hazırız

Siirt Valisi Musa Çolak hafta sonunu, Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Nedim Kuzu ile birlikte Sanayiciler ve Otomotiv sektöründeki esnafı ziyaret ederek, bir takım incelemelerde bulundu.

Vali Musa Çolak ilk olarak Renault Siirt Bayii’ni ziyaret ederek burada Bayii sorumlusu Seyrin Özer ve çalışanlarla görüşerek, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Daha sonra servisteki çalışanlarla bir araya gelen Vali Çolak, boya kabin odasında yapılan çalışmaları yerinde inceledi, işçilerle sohbet etti.

Vali Musa Çolak, “İlimizin kalkınması, işsizliğin önlenmesi ve yeni istihdam alanlarının oluşturulması için çaba gösteren herkese destek vereceklerini ifade ederek, tarihi ve doğal güzellikleriyle önemli bir yer edinen kentimize tarım ve hayvancılığın yanı sıra sanayinin daha da gelişmesi için el birliğiyle çalışacağız. Yatırımcı ve girişimci sayısının arttırılması için de valilik olarak çalışmalarımız devam etmekte, sanayi ve işadamlarımıza yatırım yapmaları için de her türlü destek ve kolaylığı sağlıyoruz, sağlamaya da devam edeceğiz; ilimizde sanayinin gelişmesi için, Valilik olarak her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

Kaynak: Siirt Valiliği

Reklam



ÇOLAK: “Siirt’e Yatırım Yapmak İsteyen Herkesi Omuzlarımızda Taşımaya Hazırız”

Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM) Projesi kapsamında, Ticaret ve Sanayi Odası, İş-Kur İl Müdürlüğü ve Siirt Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi işbirliği ile yürütülen, kaynakçılık ve Mobilya İmalatı alanında açılan kurslara iştirak eden 22 kursiyere törenle sertifikaları verildi.

Siirt Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi konferans salonunda düzenelen törene ; Siirt valisi Musa Çolak, Vali Yardımcısı Mustafa Pala, Sanayi ve Ticaret Odası başkan vekilleri Nedim Kuzu, Fuat Özgür çalapkullu, İl Özel İdaresi genel sekreteri mahmut Kurtuluş, İl Milli Eğitim Müdürü Kamber Kızbaş, İş-Kur il müdürü Ubeytullah Urfan, Kurum Müdürleri, öğretmenler, öğrenciler katıldı.

Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlayan program, Siirt Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinin faaliyet ve çalışmalarına ilişkin tanıtım ve slayt gösterisi izleyicilerin beğenisini kazandı.

Siirt Teknik Endüstri Meslek lisesine ait atölyelerde uygulanan Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM) Projesi hakkında geniş bilgi veren Okul müdürü Abdulkadir Işık yaptığı konuşmada; ”Ticaret ve Sanayi Odası, İş-Kur İl Müdürlüğü ve Siirt Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi işbirliği ile yürütülen projede 22 gencimiz başarılı olmuş ve sertifika almaya hak kazanmışlardır.Amacımız İlimizdeki sanayi kuruluşlarına ara eleman ihtiyaçlarını karşılamak ve 6 aylık kurs sonunda eğitim alan ve her biri nitelik ve vasıf kazanan kursiyerlerimizin istihdam edilmelerini sağlamaktır. İlimiz valisi Sayın Musa Çolak ‘ ın büyük destek ve himmetleri ile yapılan bu projede emeği geçen herkese teşekkür ederim.” dedi.

Kaynak: Siirt Valiliği

Etnik Kültürlerin Tanıtılacağı Açıklamasına Kuzu’dan Destek

STSO Başkan vekili Nedim Kuzu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın etnik kültürlerin tanınacağı yönündeki açıklamasına destek çıktı.

Kuzu, halkın arasında zaten böyle bir ayırımın olmadığını ve bu açıklamayı çok yerinde ve isabetli bulduğunu ifade etti.

Trafik kazasında yaşamını yitiren vatandaşların cenaze namazlarının kılınması esnasında imamların namazın nasıl kılınacağını üç dilde anlattıklarını örnek veren Kuzu: “Bizler asırlardan beri bu topraklar üzerinde Türkü, Kürdü, Arabı, Lazı, Çerkezi, hatta Gayri Müslimlerle birlikte hep birlikte kardeşçe yaşamışız. Aramızda bir ayrılık yoktur, birbirimizin kültürel değerlerine saygı duyuyor ve belirli günlerde birbirimizin sevinç ve acısını paylaşıyoruz. Halk arasında durum böyle gelmişti. Suni engellemeler hiçbir zaman kalıcı olamaz. Bu nedenle bu açıklamayı olması gereken bir açıklama olarak görüyor ve bu cesaretli adımı attığı için Sayın Arınç’ı kutluyoruz.” diye sözlerine ekledi.


Duyuru

Deyim ve Atasözlerimiz kategorisinde değişiklik yapmayı düşündüğümüz için uzun zamandır yenilerini eklememiştik. Yeni formatı belirlediğimiz için bugün ilk paylaşımı yaptık. Yeni format eski deyim ve atasözlerini de içerdiğinden, paylaşımlar da eskilerinden oldu böylece. Bunun sebebi de bazı internet siteleri ve sosyal paylaşım ağlarında paylaşımlarımızın telif içermeden paylaşılmasıydı. Bu yüzden deyim ve atasözleri paylaşımlarına ‘veleye.com’ ve logomuzu içerek minik bir telif ibaresi koymak zorunda kaldık. Yeni atasözlerini bulduğumuz her fırsatta paylaşmaya devam edeceğiz.

veleye.com

Bir diğer husus da çekimlerimizin telif haklarıyla ilgili, onunla ilgili de bilgi vermek istiyoruz.

Öncelikle bütün çalışmalarımızın paylaşım esasına dayalı olarak yapıldığını ve hiçbir ücret, telif, ya da lisans peşinde olmadığımızı belirtmek istiyoruz. Buna dayalı olarak çekimlerimizin tümünü dilediğiniz kadar kopyalayabilir, çoğaltabilir ve kullanabilirsiniz; içinde müzikal eser bulunan görüntülerin lisans haklarına dikkat etmek koşuluyla ve görüntülerin üzerindeki logo ve yazıların silinmemesi, kesilmemesi, flulaştırılmaması kaydıyla. ‘veleye’ isminin tescilli markamız olduğunu ve böyle bir durumda yasal haklarımızı arayacağımızı bildirmek istiyoruz. Verdiğimiz emek ve çabayı göz önünde bulundurursak sanırım bu en doğal hakkımız :)

Duble Yol Çalışmaları Hızlandırılmalı

Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Nedim Kuzu, yapımı devam eden duble yol çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerektiğini söyledi. Havaalanı kavşağından kent merkezine kadar olan 8 kilometrelik duble yol çalışmalarının yaklaşık bir yıldır devam ettiğini hatırlatarak, “Yol çalışmaları devam ederken maalesef onlarca trafik kazası meydana geldi. Bir çok vatandaşımız, yaşamını yitirdi, bazı vatandaşımız da yaralandı. 8 kilometrelik bir yolun bu kadar sürede tamamlanamaması Siirtli hemşehrilerimizi üzüyor. Dolayısıyla bu yolun en kısa sürede tamamlanmasını istiyoruz.” dedi.

Kalan bu küçük bölümün de tamamlanıp hizmete girmesi için “ha gayret” diyoruz.

Yazar Gülenay Pınarbaşı Tillo’yu Yazdı

DEPREM BİR KUYU MU? İKİLİKTEN KURTARIR MI?” Oralar çok karışık” Ne zaman gitmeye kalksam duyduğum söz budur etraftan. Bu kez benle beraber yanımdaki 25 dostta bu uyarıları fazlasıyla aldı. Söyleyenlerde haklı, açıyorlar tv.leri bakıyorlar uzaklara, dağlar, taşlar, panzerler, elleri taşlı çocuklar, gözleri kin dolu adamlar, çete savaşları ve taze şehit cenazeleri…

***

Kaç defa geldim ben buralara her defasında kaybolmak istedim. Bir anda kendimi Keçi Burcu’ndan Ongözlü Köprü’ye bakarken buldum. Bir anda Kırklar Dağı’nda Sızan Suzi’nin annesiyle ağlarken…“Var mı toprağın kuzeyi, güneyi, batısı, doğusu?” “Yok” desem de o kadar güzellikleri bağrındaki elçilerle süslemişse “var biraz be var!” Ne tarafa eğilsem acaba? Eğil ağır basıyor. Asur Kalesi’ni “eğil”emiryle eğen Baba’nın ışığını adığı Zülküf peygamber Elyasa Peygamber varsa…

Peki bu kapılara sözde Urfa’ya, Mardin’e açılıyor. Özde nereye, Maliki Ejder’den daha eskiye gözümüzün nurunun dostlarına mı? Sur Kapı burası. “İrademe dokunma” deyip insanların iradesi gasp edilen bir muhit görünürde. Kapıyı aralıyorum, perşembenin yüzü suyu hürmetine binler sıralanmış bir yandan alış veriş yapıyorlar diğer yandan açmışlar ellerini semaya, kapısına geldikleri vesilesiyle huzur istiyorlar. Globelleşen dünya yok burada, o an var, ora var, göç var. Göçle gelen acılar var. Bol bol rol yapan sözde birileri var.  Yalan dünya diyorum derin bir nefes alarak, o an Ulu Camii denen bir şaheserle karşılaşıyorum. Siirt derler buralara atmışlar bir kenara, mimarı Şiraz’dan gelmiş neredeyse 800-900 yıl önce Selçuklu Sultanı Mugizettin Mahmut emretmiş o sanatını döktürmüş. Küfi hatla Ali, Ebubekir, Ömer, Hamza yazmış. Rüzgarı düşünmüş, depremi düşünmüş… Hala ayakta! İtiraz etmek geliyor içimden, biz tanıştıktan 24 saat sonra 7.2 Ulu Camii’yi de sallıyor. Eee ne oldu? Camii de türbesi olan hala oralarda gezdiği görülen mimarı mı tuttu minareyi de yıkılmadı?

Yıkılanlar da var, Hasankeyf’te… Depremden yıkılmak yakıştırılmamış, ustası yarım bırakmış denmiş… Susmuş halk bilinci. Düz mantık yok, ağıt yok, sabır var. İmam Abdullah sular altında kalacak Hasankeyf’in en boynu büküğü, zahirde türbesi yıkık, türbedârı yıkık. Kim bilir dedeleri ehli beytin mahzunluk mirasını mı taşıyor? Babası Cafer-i Tayyar’ın en sevdiğinin rızası için kalkmış arap diyarından buralara kadar gelmiş. Şehitlik makamına ermiş, türbesine Hasankeyf’in Büyük sarayından bakılınca sanki boynu kırılmış gibi, sanki şükür duası ediyor gibi…

Güneş batıyor Hasankeyf’in üzerinden bir koşu Zeynel bey’in anıt mezarına gidiyoruz. E ölüm, o da sararmış solmuş. Yeşil tonları heybetli yapısını sarmış ama dalmış başka alemlere… Yutkunuyorum bu heybet karşısında. Güneş batarken Hasankeyf sesleniyor: “Sükûn”

Geziyorum pişmek için, hamlığım hiç geçmiyor. Pişen üzülmez, pişen incinmez, pişen sabreder, pişen ağlamaz… Ham olmak zor be Midyat diyorum.

Sıradanlık yok sende Midyat, ne var işsizlik var; kıymeti bilmeyenlerden kıymet beklemek var. Evlerin arasında fırında gözleri gülen kadınların kelle-paça pişirmeleri var. Susan bir kent var. Telkarinin en güzelleri var, ağıt yakan tellerden, şahmarana, Fadıma Ana elinden felsefik resimlere kadar.

Ama Şahmaran demişti Tahmasb’a insan oğlu, haindir, sabredemez, susamaz, değer bilmez. Midyat değer bilinmezlikten en çok payını alanlardan…

Peki ya öteki… Öteki her yerde, Öteki Diyarbakır havaalanında başlıyor Habur yolu üzerindeki Midyat’a kadar her yerde Bismil’de Gercüş’te hatta Tillo’da…

Öteki’yle hemhal olmak “Bir Olmak” için İbrahim Hakkı’nın şeyhi İsmail Fakirullah’ın kuyusuna aydınlanma ocağına mı düşmek lazım? Yoksa yüz yüze gelmek mi? İkilik kinini nasıl atarız içimizden?

Ben İsmail Hakkı’nın şeyhi, “ruhum” diye hitap ettiği piri için yaptığı tepeden Botan çayına bakarken attım ikiliği, selam sana ey ruhum diyen Hakkı hz.nin nidasıyla Selam sana ey Botan diye haykırmak istedim. Bütün mürşitlerin tarif ettiği, sadıkların menzil gösterdiği “Bir”lik için kuyu gerekiyordu belki. 24 saat geçmedi kuyu Van’da açıldı. Düştük hep beraber Van kuyusuna. Özde bir insan olmak için… Ölüm Allah’ın emri peki gerisi…

Dört sene aradan sonra Diyarbakır’a gittim. Güzergahımız, Diyarbakır-Batman-hasankeyf-Midyat-Baykan-Tillo ve Siirt idi.

Vadullah Taş, Yeşilçam Arşivini Adana’ya Bağışladı

Sinema dostu hemşehrimiz Vadullah Taş, yıllardır biriktirdiği afiş, kostüm, lobi kartları, mektup ve dialar yanında, Ali Özgentürk’ün ilk filmini çektiği kamerayı, İrfan Atasoy’un ilk senaryosunu yazdığı daktiloyu, yüzlerce kitap ve türk sinemasının VHS’ye kayıtlı film kayıtlarını Altın Koza Film Festivali’nde açılan Sinema Müzesi’ne bağışladı.

Sinema müzesinin danışmanlığını da yapan İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Güzel Sanatlar Galerisi Müdürü Vadullah Taş, Altın Koza’nın bu çalışmayla Türk sineması için önemli bir adım attığını belirterek çalışmayı ’sanat fidanı’ olarak değerlendiriyor.

Sanat dostu hemşehrimizi bu güzel davranışı için tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.


Bıttım Ağaçları Tehlikede

Yöremizin geçim kaynakları arasında yer alan bıttım ağaçları, son yıllarda çoğunun fıstık aşısıyla fıstık ağacına döndürülmesi sonucunda bıttım ağacı popülasyonu son derece azaldı. Geçmiş yıllarda Aydınlar ilçesi ve bağlı köylerde vatandaşın en büyük geçim kaynağı olan bıttım ağaçlarının sayısı çok azaldı. Bu nedenle elde edilen ürün miktarı da düştü, fiyatı ise 50 liraya yükselerek fıstık fiyatının 2 katını aştı. Yeni mahsül Siirt fıstığının kilosu 22 TL’den işlem görüyor. 80′li yıllarda bıttım üretiminin çok fazla olması, fiyatının fıstığa nazaran çok düşük olmasına yol açıyordu; bilinçsiz ve plansız aşılamalar sonucunda bugüne gelindi.

Şu anda mevcut bıttım ağaçları arasında 3 bin yaş ve üzerinde olanlar var ve bu ağaçlar hala verim veriyor. Üreticiler, kalan ağaçlardan az miktarda ürün elde edildiğini, bıttım rekoltesinin geçmişte 20 bin tona kadar ulaştığını ifade ediyorlar.

Aynı tehlike yine fıstık uğruna aşılanan binlerce menengiç ağacı için de bulunuyor. Aşılamaya hala devam edilen sayısız yabani menengiç ağacını da aynı akibet bekliyor; böyle giderse bıttım sabunu yapılacak menengiç bulmak zorlaşacak.